-
Uzun zamandır yine bir şeyler yazmak isteyip türlü bahanelere sarıldığım bir dönemdeyim. Bunu kıran ise şu ana kadar yaptıklarıyla en çok gurur duyduğum birinin yeni kurduğu yayınevinden çıkan kitaptaki o cümle oldu. Mavi saçlı yaşlı bir kadının gençliğinin tüm ayrıntısını olabildiğince derinden anlatıp sanki o dönemde onunla yaşıyormuşuz gibi hissettiren “Lüzumsuz Kadın”ın hikayesinden bir cümle.
-
Hani diyor ya şair bir şeyi sahipleneceksen çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahiplen diye. Yeryüzünün sıkıntısından ruhumun bunaldığı vakitlerde kafamı kaldırıp göğe bakıyorum ben de. Göğün çatılarla birleştiği yerlerden daha güzel bir manzara yokmuş gibi geliyor her defasında. Bakarken önce terk ediliyorum sonra terk edildiğim yerlerden koşarak kavuşuyorum. Hem soluk soluğa hem sakin hem soğuk hem
-
Diğerlerinden hiç de farkı olmayan mayıs gününe uyanmıştı. Her şey yolundaydı. Ağaçların yaprakları kendi aralarında bir melodi tutturmuş, oturma odasının penceresinden içeriye fısıldıyorlardı. Evet, Eylül böyle başlamasını ve böyle bitmesini dilerdi o günün. Ama öyle olmadı. Takvim yaprağında gün 23’ünü gösteriyordu ayın. Tüm gece o rüya senin bu rüya benim dolansa da sabaha uyandırmak için
-
Şehirler arası otobüs yolculuğundan yazıyorum bu satırları. Devrik cümlelerim ve ben birkaç saat sonra Düzce’de olacağız. Bir süredir düşündüğüm bir şey var. Büyüdük. Hem de birden bire büyüdük. Bunu söylememin sebebi instagram storylerimde yaşıtlarımın paylaştığı evlilik teklifleri, nişanlar, düşünler, sazlar, sözler değil. Bunun sebebi başka bir şey. Bunun sebebi hayat… Doğuyoruz, çocuk oluyoruz, büyüyoruz ve
-
Uzun zamandır yine bir şeyler yazmak isteyip türlü bahanelere sarıldığım bir dönemdeyim. Bunu kıran ise şu ana kadar yaptıklarıyla en çok gurur duyduğum birinin yeni kurduğu yayınevinden çıkan kitaptaki o cümle oldu. Mavi saçlı yaşlı bir kadının gençliğinin tüm ayrıntısını olabildiğince derinden anlatıp sanki o dönemde onunla yaşıyormuşuz gibi hissettiren “Lüzumsuz Kadın”ın hikayesinden bir cümle.
-
Bu kez olmasın. Bu kez bu yazı yazmak isteyip yazamadıklarımdan, yazıp sildiklerimden, yazıp yayınlamadıklarımdan olmasın. Canım acıyor yine. Ama acıma sebebi iki gün önce kestiğim parmağımın verdiği acıdan kaynaklanmıyor. Ondan daha derinde bir yerlerde tam yerini bilemediğim bir sızıdan kaynaklanıyor. Gözümü kapattığımda yine o hiç olmak istemediğim uçurumların kenarlarında, yine hiç olmak istemediğim ruh halinin
-
İki yıl önce yine böyle bir amaç için yazdığım “The End of The #Chapter21” isimli yazıma “Her yaşında güzel olan insanlar bildiğim için her yaş güzeldir elbet” diye başlamıştım. Bu yazı için de bir giriş cümlesi yazmam gerekiyordu haliyle ve ben bir süredir bu konuda oldukça kötü olduğum için giriş kısmını böyle geçiştiriyorum. Durup düşündüğümde
-
Merhaba, Buraya yazdığım son yazıdan bu yana burayı yazmamı en az bu yazıyı yazma sebebim kadar gerektirecek çok şey yaşadım. Ama tıpkı bu yazının başlığına verdiğim isim gibi bu konuda da bi’ şeyleri yanlış yapmış olmalıyım ki araya bu kadar fazla zaman girmiş. Yazıyı yazma sebebim her ne kadar yaptığım yanlışlarla ilgili birkaç şey