Moğolistan’da Bir Türk Kabilesi — Dukhalar -30.06.2018-

Yaz okulunda aldığım 2 dersten biri olan Kültürel Antropolojiye Giriş dersini bu konuda oldukça fazla araştırma yapmış olan Arif Ajaloghlu’ndan alabildiğim için oldukça mutluyum. Kültürel Antropoloji, Antopoloji’nin insanı bir kültür olarak ele alan ve kültürleri derinlemesine inceleyen bir alt dalıdır.Dersin ikinci haftasında Yeditepe Üniversitesi’nde Kültürel Antropoloji alanında yüksek lisans yapan Selcen Küçüküstel’in Kuzey Moğolistan’da ren…

Yaz okulunda aldığım 2 dersten biri olan Kültürel Antropolojiye Giriş dersini bu konuda oldukça fazla araştırma yapmış olan Arif Ajaloghlu’ndan alabildiğim için oldukça mutluyum. Kültürel Antropoloji, Antopoloji’nin insanı bir kültür olarak ele alan ve kültürleri derinlemesine inceleyen bir alt dalıdır.
Dersin ikinci haftasında Yeditepe Üniversitesi’nde Kültürel Antropoloji alanında yüksek lisans yapan Selcen Küçüküstel’in Kuzey Moğolistan’da ren geyikleri ile beraber taygada yaşayan Dukhalar ve onların doğa algısı üzerine yaptığı tez çalışması için hazırladığı belgeseli izledik. Atlas Dergisi ve Yeditepe Üniversitesi’nin katkılarıyla Kuzey Moğolistan’a giden Dr. Selcen Küçüküstel’in hazırladığı belgesel; obalarda konar göçer hayat süren Türk kabilelerinden Dukhalar’ı konu almıştır. Bugün yaklaşık 200 Dukha hala dağlarda göçerek yaşıyor.

Tamamen göçebe bir hayat süren Dukhalar yerleştirdikleri sırıkların üzerini geyik derileriyle kaplayarak yaptıkları çadırlarında yaşıyorlar. Kolayca göçebilmek için çanak çömlek gibi kırılacak eşyaları çok yok, olanlar da ahşaptan. Çok fazla eşyalarının olmamaması da göçlerini kolaylaştıran faktörlerden biri. Yaz sonlarında daha ağaçlı bölgeye göçen Dukhalar videoda 5–6 saatlik bir yoldan bahsederler, bu da yaklaşık 30 kilometrelik bir yol demektir. Bu yol atlarla ve geyiklerle gittikleri halde uygun hava şartları ve rahat koşullar için yeterlidir. 
Videoda anlatılan masala konu olan Ren Geyikleri Dukhalar için oldukça önemlidir. Giysileri, yiyecekleri, barınmaları geyiklerin sayesindedir. Ama yemek için yalnızca avladıkları geyiklerin etini yerler. Kısmen evcilleştirdikleri geyikleri yemezler. Kısmen denilmesinin sebebi 5–6 ay geçirilen kış mevsiminde geyiklerin salınmasıdır. Salınma sebebi göçebeliğin onlara zorlu kış şartlarında barınmaları ve yemeleri için yiyecek temin edebilmesi mümkün olmadığındandır. Geyikler ailelerden uzaklaşıp kaybolmasınlar diye ayda 1 kere kabileye yakın bir yere tuz konularak beslenirmiş. Yılda 2 kere boynuz değiştiren ren geyiklerinin boynuzlarındaki beyaz kısımlar ilaç yapımında kullanılıyormuş. Boynuzlar kesilirken turistler tarafından büyük ilgiyle izlenirmiş.
Arif hocamıza Dukhalar için avcı ve toplayıcı oldukları söylenebilir mi diye sorulunca tartışılır diye cevap verdi. Çünkü Dukhalar üretim de yapabiliyorlarmış. Ayrıca güneş paneli de kullanıyorlar ve hayvanlardan yalnızca 5–6 ay yararlanabiliyorlar.
Selcen Küçüküstel, onlarla iletişimi Dukhaların Moğolistanlı gelinleri sayesinde gerçekleştirmiş. Biraz İngilizce bilen gelin, küçük kız Nomkun’un ağzından anlatılan bu çalışma için epey faydalı olmuş.
Belgeselin bitiminde Arif hocamız Moğolistan’daki kabilelerdeki yaşadıklarından da bahsetti. Menüleri oldukça dar olan kabileler yiyeceklerin uzun ömürlü olması için çökelek, kurut yapıp yiyeceklerini o şekilde muhafaza ediyorlarmış. Gittikleri kabileler tarafından benimsenmesi biraz zor olsa da benimsendikten sonra iletişim kurmak baya kolay oluyormuş. Eğer ikram edilen bir şeyi geri çevirirse bu durumu unutturup tekrar benimsenmek için çok uğraşmak gerektiğini hatta başka bir kabileye gitmenin daha kolay olabileceğini söyledi. Yemeklerde tuz kullanılmaması ve sofralarında ekmek bulunmaması zor durumlardan biriymiş. Hatta ekmeği çok seven Arif hocamız tekrar gittiği yerlerde ekmeğin, istemeden önüne getirildiğine şahit olmuş. Yemekler yerine içeceklere tuz koyuyorlarmış. Çay kültürleri de bizimkinden çok farklı. Sütlü ve tuzlu çay tüketiyorlarmış.
Oldukça ilgimi çeken dersle ilgili her saati iple çekiyorum. Keyifli bir dönem geçireceğim kesinleşti. 🙂

Leave a comment